298 Sayılı Silvikültürel Uygulamaların Teknik ve Esasları Tebliği

 

  1. Silvikültür nedir?

Silvikültür; planlı olarak yeni ormanların kurulması, bu ormanlarla birlikte tabii olarak yetişmiş ormanların bakımı, gençleştirilmesi ve bu ormanların kendisinden beklenen fonksiyonları yerine getirmesi ve sürdürülebilir bir şekilde devam ettirmesi ile uğraşan bilim dalıdır.

  1. Kesime olgun çağı nedir?

İdare süresini doldurmuş artık gençleştirmeye alınacak alanlardır.

  1. Doğaya yakın ormancılık nedir?

Son yıllarda dünyada artan ormansızlaşma, çevre sorunları ve küresel ısınmadan kaynaklanan iklim değişikliklerinin yanı sıra ormanların karbon tutmada ki rolleri ile ekolojik ve sosyokültürel fonksiyonların öneminin artması sonucu ortaya çıkmıştır.

  1. Akdeniz bölgesinde doğal yetişen orman ağacı türlerinden 3 tanesini sayınız.

Kızılçam, Sedir, Okaliptüs, Fıstıkçamı

  1. İç Anadolu Bölgesindeki doğal yetişen orman ağacı türlerinden 3 tanesini sayınız

Karaçam, Meşe, Sedir, Ardıç, Göknar

  1. Karadeniz Bölgesindeki doğal yetişen orman ağacı türlerinden 3 tanesini sayınız

Ladin, Karaçam, Sarıçam, Göknar, Kayın, Gürgen

  1. Meşeler kaç ana gruba toplanırlar?

Ak meşeler, Kırmızı meşeler, Herdem yeşil meşeler.

  • Ak meşelere örnek: Saplı meşe, Sapsız meşe, Mazı meşesi, Kasnak meşesi, Macar meşesi...

  • Kırmızı meşelere örnek: Saçlı meşe, Lübnan meşesi, Palamut meşesi, Makedonya meşesi, İran meşesi

  • Herdem yeşil meşeler(3 tane): Kermes meşesi, Pırnal meşesi, Bozpırnal meşesi


  1. Bulunduğu bölgenin ekolojik şartları nedeniyle yalnızca belirli bölgelerde yaşayan, dünyanın başka hiçbir yerinde yaşama ihtimali olmayan, yöreye özgü hayvan/bitki türüne genel olarak ne ad verilir?

Endemik tür

  1. Ülkemizde kayının asli yayılış bölgeleri nerelerdir?

Karadeniz, Marmara ve bir miktar Doğu Akdeniz

  1. Ülkemizde en çok yayılış gösteren ibreli ve yaprakları ağaç türleri hangileridir?

İbreli olarak kızılçam, yapraklı olarak ise Meşe türleridir.

  1. Açık tohumlu bitkiler (Gymnospermae) terimi ne demektir? Örnek veriniz.

Tohum tomurcuğu taşıyan, tohum pulu veya karpel adı verilen metamorfoze olmuş yaprakların yan kenarları ile birleşip kaynaşmayarak tohumu açıkta bırakmış olmasıdır. Çamlar, Göknar

  1. Kapalı tohumlu bitkiler (Angiospermae) ne demektir? Örnek veriniz.

Tohum taslakları, meyve yapraklarının birleşmesiyle oluşan odacık içinde kapalı olarak tohum geliştiren bitkilerdir.

Çınar, Kayın, Akçaağaç


  1. Erozyon çeşitleri nelerdir?

Su erozyonu, Rüzgar erozyonu, Çığ erozyonu, Kitle hareketleri, Buzul Erozyonu


  1. Türkiye’de en çok hangi erozyon tipi görülmektedir?

Su erozyonu

  1. İdare süresi nedir?

Bir işletme sınıfını oluşturan meşcerelerin doğal ya da yapay yolla meydana getirilmesinden olgunlaşarak kesildiği ana kadar geçen ve meşcerelerin olgunluk sürelerinin ortalamasına denk gelen bir üretim süresidir.

  1. Işık ağacı nedir? Üç tane örnek veriniz.

Işık isteği fazla olan gölgede hayatını devam ettiremeyen ağaç türleridir. 

Meşe, Kızılçam, Sarıçam

  1. Gölge ağacı nedir? Örnek veriniz.

Gölgeye dayanıklı ağaç türüdür. Göknar, Kayın, Ladin

  1. Tohumu aynı yıl olgunlaşan türlere örnek veriniz.

Tohumu aynı yıl olgunlaşan Kayın, Ladin, Göknar, Meşe gibi türlerdir ve bol tohum yılı tespiti o yıl içerisinde yapılır.

  1. Tohumu bir yıldan fazla sürede olgunlaşan türlere örnek veriniz.

Tohumu bir yıldan fazla sürede olgunlaşan Karaçam, Sarıçam, Sedir gibi türler içinde bir yıl önceden bol tohum yılı tespiti yapılmalıdır.

  1. Yaşlandırma adacıkları nedir?

Gençleştirme alanlarında, özellikle eğimin fazla olduğu dere yamaçlarında toprak koruma, yaban hayatının sürekliliği, orman geçmişinin göreceli olarak bilinmesi amacı ile “Yaşlandırma Adacıkları” bırakılarak buralarda gençleştirme çalışmaları esnasında hiçbir şekilde kesim ve diri örtü temizliği yapılmaz. Yaşlandırma adacıklarının alansal büyüklüğü ve yerleri silvikültür planında gösterilerek, silvikültür planı haritalarında ayrıca işaretlenir. Aynı özellikleri gösteren gençleştirme bloklarında yaşlandırma adacıkları 3 hektarı geçemez.

  1. Endüstriyel ağaçlandırma nedir?

Endüstriyel Ağaçlandırma, hızlı gelişen ağaç türleri ile yapılan ve odun üretimini amaçlayan ticari yatırımlardır.

  1. Endüstriyel ağaçlandırmada hangi ağaç türleri kullanılır?

Kızılçam, Sahil çamı, Kızılağaç, Dişbudak, Kavak, Okaliptüs


  1. Gençleştirme nedir?

Kesim çağına ulaşmış meşcerelerin faydalanılmak üzere kesilerek yerine yeni ve genç orman generasyonunun getirilmesine “Gençleştirme” denir. Gençleştirmenin amacı, ormandan sürdürülebilir bir şekilde faydalanmayı emniyet altına almaktır. 

Gençleştirme Tabii (Doğal) gençleştirme ve Suni (Yapay) Gençleştirme olarak ikiye ayrılır.

  1. Tabii ve Suni gençleştirme nedir?

Tabii Gençleştirme: Tohumun doğal kaynaklardan, doğal yollarla alana gelerek, doğal etkenler sonucu çimlenmesiyle elde edilen gençliğe doğal gençlik, bunu gerçekleştirmek için yapılan çalışmalara da ‘DOĞAL GENÇLEŞTİRME’ denir.

Tabii gençleştirme çalışmaları mutlaka bol tohum yılında yani tohumun olgunlaştığı yıllarda yapılmalıdır. İdare Müddeti sonunda bir ormanın doğal yolla gençleştirilmesine denir.

Suni Gençleştirme: Tabii gençleştirme şartları bulunmayan veya tür değişikliğine gidilmesi zorunlu görülen alanlarda dikim veya ekim çalışmaları sonucu yapılan gençleştirmeye suni gençleştirme denir.

  1. Doğal gençleştirmenin başlıca engelleri nelerdir?

Diri örtünün ve ölü örtünün bulunması, Toprağın sertleşmesi

  1. Tabii Gençleştirme metotları nelerdir?

  • Büyük saha siper veya zon siper metodu 

  • Gaye saf meşcere elde etmek ise kullanılacak gençleştirme metodu genellikle büyük saha siper, şerit veya etek şeridi tıraşlama işletmeleridir.

  • Etek şeridi ve şerit siper metodu

  • Büyük saha tıraşlama metodu (Kızılçam) 25 hektardan büyük alanlarda uygulanmaz.

  • Grup siper metodu 

  • Devamlı Ormanlar ve doğaya uygun olarak karışık meşcereler kurulmak isteniyorsa yöresel şartlara uygun grup işletmeleri yolu ile gençleştirme yapılır. (Çam+Göknar, Kn+Çam+Gn)


  1. Bol tohum yılı nedir?

Bol tohum yılı, tohumun döküldüğü yıl olarak değil tohumun olgunlaşan yıl olarak anlaşılmalıdır. Ancak ladin, göknar, kayın, bazı meşe ve geniş yapraklı türlerde tohum aynı yıl olgunlaşıp döküldüğünden bol tohum tespiti yılı içerisinde yapılmaktadır. Karaçam ve sarıçam gibi tohumu bir yıldan daha uzun sürede olgunlaşan türlerde bol tohum yılı tespiti ise bir yıl önceden yapılmalıdır. 

Bol tohum yılı tespiti nasıl yapılır? 

Karaçam ve Sarıçamda bol tohum yılı tespiti:

  • Karaçamda doğal gençleştirme programları bir yıl önceden yaz aylarında belirlenmektedir. Karaçamda kozalakların 18 ayda olgunlaştığı bilindiğine göre bütçe çalışmaları öncesinde ertesi yıl gençleştirme çalışması yapılacak Karaçam meşcerelerinde, kozalak sayımı yapılarak bol tohum yılı tespit edilir. Temmuz ayı içerisinde bol tohum tespiti için en az tohum ağacı karakterindeki fertlerden bakı ve yükseltiye bağlı olarak sahayı temsil edecek yeterli sayıda ağaç kesilip kozalak sayımı yapılacaktır. 

  • Kesilecek ağaçlar, meşcerenin değişik bakı ve rakımlarından seçilecek ve kozalak verimi bakımından meşcereyi temsil edecek tohum ağacı vasfında olmalarına dikkat edilecektir.

  • Ağacın tepe izdüşümü göz önüne alınarak, önce yerdeki parlak kahverengi renkteki bir yıl önce olgunlaşıp sayımın yapıldığı yılın ilkbaharında tohumlarını dökmüş, Mayıs-Haziran aylarında da o ağaçtan yere düşmüş kozalaklar sayılır.

  • Ağaçlar kesilir ve ağaç üzerinde bulunan yeni oluşmuş iri leblebi büyüklüğündeki kozalaklar ile birinci yaşını tamamlamış, yeşil renkte normal büyüklüğüne ulaşmış, sayımın yapıldığı yılın Ekim ayından itibaren tohumları olgunlaşacak kozalaklar ayrı ayrı sayılır. Üç farklı yılda oluşmuş kozalak sayıları arasında mukayese yapılarak bol tohum yılı tespit edilir.


C:\Documents and Settings\Silvi Kültür\Desktop\Melahat-Çk Doğal Gençleştirme\Yeni Klasör\Nazilli 066.jpg




Kızılçamda bol tohum yılı tespiti: (Kozalak 22 ayda olgunlaşır.)

  • Bol tohum yılı tespiti için, mayıs–haziran aylarında tohum ağacı karakterindeki fertlerden bakı ve yükseltiye bağlı olarak sahayı temsil edecek yeterli sayıda ağaç kesilip kozalak sayımı yapılacaktır.

  • Kesilecek ağaçlar, meşcerenin değişik bakı ve rakımlarından seçilecek ve kozalak verimi bakımından meşcereyi temsil edecek tohum ağacı vasfında olmalarına dikkat edilecektir.

  • Kesilecek ağaçlardan tespit edilecek her yaştaki kozalakların sayıları birbirleriyle karşılaştırılarak bol tohum yılının tespitine çalışılacaktır. Bunun için yeni oluşan, 1 ve 2 yaşlarını idrak eden kozalaklar ayrı ayrı sayılarak bol tohum yılı tespit edilecektir. Hemen hemen her yıl aynı miktarlarda kozalak bulunduğunun o yetişme muhitinde her yıl yeterli tohum olduğunun göstergesidir.

  • Kızılçamda tabii gençleştirme çalışmalarına bol tohum yılının belirlenmesinden sonra bu yeterli görülen kozalakların tohumlarının azamisinin dökmesinden sonra başlanacak, en geç çimlenme tarihinden 2–3 hafta önce tüm işler bitirilerek sahadan çıkılacaktır.


  • Kızılçamlarda doğal tohum dökümü yıl boyunca devam eder. En fazla tohum haziran-ekim döneminde dökülür. Tohum dökümü Ekim ayında yoğunlaşır.

  • İlk yıl temmuz-ağustos aylarında kozalaklar 1 yaşında ve fındık büyüklüğündedir.

  • İki yaşındaki kozalaklar önce yeşil ve kasım ayından itibaren kahverengi renklidir.

  • Üç yaşındaki kozalaklar ise normal büyüklükte, kırmızı ve güneşe bakan kısımları boz renklidir.


Kızılçam tohumunun çimlenmesi için;

Gerekli sıcaklık 15-35 C ve yeterli rutubetin (%70) aynı anda bulunması şarttır.


Gençliğin alana gelip yerleşebilmesi için en az %65-70 ışık yoğunluğuna ihtiyaç vardır. Bu nedenle Kızılçam gençleştirme çalışmalarında Tohumlama kesimi sonrasında kapalılık 0,2-0,3’e düşürülür. Daha sonra gençliğin sipere tahammülsüzlüğü nedeniyle 1-2 yaşında alanda boşaltma kesimi(tıraşlama) yapılmalıdır.


  1. Tabii gençleştirmede başarılı olmak için nelere dikkat edilmelidir?

  • Gençleştirilecek meşcerenin topoğrafik yapısı ve toprak özellikleri incelenmelidir. Çok dik, kayalık ve erozyona maruz olan, yeterli mutlak ve fizyolojik derinliği bulunmayan, ana kayanın yatay olarak tabakalandığı alanlar kesinlikle gençleştirmeye konu edilmemelidir.

  • Gençleştirilecek meşcerede yeterli sayı ve dağılışta iyi nitelikli tohum ağacı bulunmalıdır.

  • İdare süresini doldurmuş kesime olgunluk çağına gelmiş yaşlı meşcereler tabii gençleştirmeye konu edilmelidir.

  • Yanan ve yenilenmesi zorunlu hale gelen ormanlarda, tabii gençleştirme şartlarının bulunup bulunmadığı incelenmelidir.

  • Yanan kızılçam meşceresi ise kozalakların içinde olgun tohumların yangından genelde etkilenmediği bilindiğinden, tabii gençleştirmeyi gerçekleştirmek için o yörede önceden yapılan gözlemlerle tespit edilmiş bulunan çimlenmelerin görüldüğü tarihten 2-3 hafta önce büyük işlemler bitirilmiş olarak (yanan meşcerenin durumuna göre gerekli tohum takviyesi yapılması da dahil olmak üzere) sahadan çıkılacak ve saha en etkin bir şekilde korumaya alınacaktır.


  1. Hazırlama kesimi nedir?

Hazırlama kesiminde amaç meşcere kapalılığını gevşeterek ağaçların bol ışığa kavuşmalarını ve bu suretle tepe taçlarını geliştirip tohum tutma kapasitelerini artırmak, ham humus tabakasının ayrışmasını hızlandırmak ve toprağı tav hale getirmek amacı ile yapılır. 

Hazırlama kesimi yapılmış çam gençleştirme alanlarında en erken 3-4 yıl sonra tohumlama kesimi yapılmalıdır. Sebebi ise tohum verimini artırmak için yapılan bu kesimlerin sonucu en erken 3-4 yıl sonra görülmektedir. Ülkemizdeki kızılçam ormanlarının tamamına yakınında hazırlama kesimine ihtiyaç duyulmamaktadır.

  1. Tohumlama kesimi nedir?

Bol tohum yılında yapılan tek kesimden ibarettir. Kızılçam hariç diğer türlerde tohum dökmeden önce yapılmalıdır. Kızılçam hariç diğer türlerde tohum dökmeden önce yapılmalıdır. 

Tohumlama kesimi sonrasında; ilk yıl ilkbahar ve sonbaharda, sonraki yıllarda ise sadece sonbaharda fidan sayımları yapılmaktadır. Alana yeterli gençliğin gelişinden sonra türlerin biyolojik isteklerine bağlı olarak Işık kesimlerine geçilir.

Kızılçam türünde bol tohum yılında ağaçlardaki tohumun azamisi döküldükten sonra tohumlama kesimine girilir. Bunun sebebi kızılçam meşcerelerinde tohumların büyük çoğunluğu Haziran-Kasım ayları arasında dökülmekte olup bu tohumların toplam miktarı Çk-Çs gibi diğer çam türlerine nazaran çok azdır. Bu bakımdan tohumların azamisi döküldükten sonra kesimlere girilmeli ve çimlenme başlamadan 2-3 hafta önce tüm işlemler (arazi hazırlığı-malçlama-tel çekme gibi) bitirilmiş olarak sahadan çıkılmalıdır.

Karaçam ve Sarıçam alanlarında yöresel şartlar göz önüne alınarak en geç Kasım ayı sonuna, Ladin sahalarında ise Ekim ayı sonuna kadar tamamlanarak mutlaka alandan çıkılmalıdır.

Kayın ve Meşe sahalarında Toprak hazırlığı çalışmaları Ekim ayı ortalarına, tohumun üzerinin toprakla örtülme işlemleri ise tohum dökümünden sonra en geç Kasım ayı ortalarına kadar tamamlanarak sahadan çıkılmalıdır.


Tohumlama Kesimi ile Türlere Göre Oluşturulacak Kapalılıklar

  • Kızılçam için 0,2-0,3

  • Karaçam, Sedir için 0,5-0,6

  • Sarıçam, Kayın, Ladin, Meşe için 0,6-0,7


Kızılçam gençliğinin gelip yerleşebilmesi için en az %65-70 ışık yoğunluğuna ihtiyaç olduğu bilindiğinden siper işletmesi uygulayacağımız sahalarda tohum kesimi sonrası kapalılık 0,2-0,3’e düşürülür. Gençliğin gelmesini müteakip kızılçamın sipere tahammülsüzlüğü nedeniyle 1-2 yaşında iken boşaltma kesiminin yapılması gerekmektedir.





  1. Işık ve Boşaltma kesimleri nedir?


  • Işık kesimleri, meşcerede yeterli miktarda gençlik geldikten sonra, bu gençliğin zamanla artan ışık gereksinimini karşılamak amacıyla yapılır.

  • Işık kesimlerinde dengeli bir kesim yoktur. Gençleştirme alanının neresinde ışık gereksinimi varsa kesimler oralarda yapılır. Bu nedenle, ışık kesimleriyle meşceredeki eşit kapalılık bozulur.

  • Işık kesimleri meşcerenin iç kısmından dışa doğru yapılmalıdır. Böylece son kesimler ile çıkarılacak ağaçların gençlik üzerindeki tahribatı en aza indirilecektir.


Değer artımına bırakmak: Günümüzde odun üretimi gayesi ile işletilen ormanlarımızda fiziki üretimde kesinti olmaksızın son hasılada en iyi kalite ve en fazla değerde ürün alınması amaçlanmaktadır. Bu amacı gerçekleştirmek için tohumlama kesimi ve ışık kesimlerinden sonra doğrudan boşaltma kesimi yapmaksızın üstte bulunan ana generasyondan değer artımı yapabilecek kalitede elit gövdeli ağaçları bırakmak suretiyle, son hasılaya kadar bırakılan bu ağaçlardan istenilen çapa gelenlerin hasatlarının yapılması hedeflenmelidir.


Karaçamlarda, Tohumlama kesimi ile kapalılığı 0,5-0,6’ya düşürülen meşcerede karaçam gençliğinin elde edilmesi halinde veya yeterli gençliğin geldiği bölümlerinde, gençliğin 4-5 yaşını tamamlaması yani 2-3 zengin tohum yılı geçirmesi durumunda Işık Kesimine girilmelidir. (Karaçam 2-3 yılda bir zengin tohum yılı geçirir.) Işık kesimleri ile meşcere siperi ortalama 0,20-0,25 kapalılığa düşecek şekilde müdahale edilmeli, sahada kaliteli artım gücü yüksek olan ağaçlar bırakılmalıdır.

Bundan sonra yine gençliğe ışık vermeyi hedefleyen ikinci ışık kesimleri ile meşcere kapalılığı 0,10-0,20’lere düşürülerek hem gençliğin ışık ihtiyacı karşılanmış olacak hem de kalan fertlerin değer artışına devam etmeleri sağlanacaktır.

Sarıçamlarda, tohumlama kesimi ile kapalılığı 0,6-0,7 düşürdükten sonra gençliğin elde edilmesi durumunda ışık ihtiyacından olan 3 yaşını doldurmuş gençliğin üzeri 1. Işık kesimi ile ortalama 0,40 kapalılığa düşürülüp 2-3 yıl ara ile de 2. Işık kesimi ile kapalılık 0,2-0,25’lere, bundan 2-3 yıl sonra sahadaki yaşlı generasyonun kapalılığı 0,10-0,20’lere indirilerek kalan fertlerin değer artışına devam etmeleri sağlanmalı, bu fertler gençliğin durumuna göre ileriki yıllarda zamanla sahadan çıkarılmalıdır.

Kayın ormanlarında tohumlama kesimi ile 0,60-0,70 kapalılık kalacak şekilde yapılan gençleştirme çalışmaları sonrasında yeterli oranda gençlik gelmesi haşinde ve gençliklerin 35-40cm boya erişmeleri (bu da iyi bonitetlerde 3-4 yaşa tekabül etmektedir) üzerine ilk ışık kesimleri yapılarak kapalılık 0,50-0,60’a düşürülür. Gençliğin 60-80cm boya erişmeleri üzerine yani 7-8 yaşlarına geldikten sonra 2. Işık kesimleri yapılarak kapalılık 0,40-0,50’lere indirilir.

Daha sonra gençlik 10-12 yaşlarına ulaştığında 80-100 cm boylarına tekabül eder, yaşlı generasyonun kapalılığı 0,15-0,25’lere indirilerek en kaliteli, sağlıklı elit fertler sahada bırakılarak değer artımı yapmaları sağlanmalıdır.

Kayına gençlik çağında ihtiyaç duyduğu ışık verilmezse tepesini yayar ve çalılaşır. Işık kesimleri meşcerenin iç kısmından dışa doğru yapılmalıdır.

Sedirlerde, Tohumlama kesimi ile kapalılığı 0,50-0,60’lara düşürülen sedir sahasına yeterli gençlik geldikten sonra, genellikle 2-3 yılda bir tekrarlayan zengin tohum yılının ikincisinden de gençliklerin elde edilmesi zorunlu olmaktadır. 

Bu durumda sahanın durumuna göre ilk gençliğin elde edildiği tarihten 6-7 yıl sonra ışık kesimlerine veya doğrudan boşaltmaya karar verilebilir.

Ladin ormanlarında tohumlama kesimi ile 0,60-0,70 kapalılık oluşan sahaya, 1-2 bol tohum yılını takiben (2-4 yıl da bir bol tohum yılı olur) yeterli oranda gençlik elde edildiğinde bu gençlik     8-10 yaşlarında olabilecek rüzgar devrikleri dikkate alınarak ışık kesimi yapılmalıdır. 

  • Doğu ladini 70-80 cm boya, bonitetlere göre 12-16 yaşında ulaşabilmektedir. Bu nedenle gençliğin seyrek ve diri örtü gelişinin yoğun ve boylu olabileceği alanlarda boşaltma kesimi 12-16 yaşlarında yapılmalıdır. Gençliğin sık ve diri örtü gelişiminin zayıf olduğu alanlarda boşaltma kesimi daha erken yaşlara kaydırılabilir. Boşaltma kesimi de, ışık kesiminde olduğu gibi kışın kar üzerinde yapılmalıdır.

Meşelerde, Kızılçamdan sonra ana ağaç türlerimiz içinde ışık ihtiyacı en fazla olan meşe türlerimizin bu özelliği dikkate alınarak özel gençleştirme süresi kısa olmalıdır. Meşe tabii gençleştirme çalışmaları 4-6 yıl içinde tamamlanmalıdır. Tohumlama kesimi ile kapalılık 0,60-0,70 civarına düşürüldükten sonra(yetişme muhitine göre değişmekte bu) gençlik elde edildikten 2-3 yıl sonra ışık kesimi, gençlik 30-40cm boya ulaştığında yani biyolojik bağımsızlığını kazandıktan sonrada boşaltma kesimi yapılmalıdır.

  • Boşaltma kesimi sırasında değer artımına bırakılması meşede uygulanmaz. Zira direkt güneş ışınına maruz kalan meşelerin gövdelerinde uyuyan gözlerden su sürgünleri oluşur. Zamanla su sürgünleri tepe çökmesine ve gövdenin çürümesine neden olur. 


   



IMG-20191107-WA0044

Kayın tohumlama kesimi sonrası arazi hazırlığı yapılmış tohum dökümü bekleniyor.


Çk yada Çs tohumlama kesimi yapılmış toprak işlemesi yapılmış

              Çk ya da Çs anlaşılmıyor ama tohumlama kesimi yapılmış arazi işlenmiş tohum dökümü bekleniyor.



Işık ve boşaltma kesimleri sırasında, iki ağaç boyu 40-60cm aralıkla 3-4 metre genişliğinde sürütme yolları açılacaktır. Kesilecek ağaçlar bu sürütme yollarına doğru devrilecek, elde edilen emval buralardan taşınacaktır.

Boşaltma kesimlerinin gecikmesi halinde gençliğin baskı altında gelişemeyeceği ve ileride kilitlenen yaşlı generasyonun devrilmeleri ve bölmeden çıkarılmaları sırasında gençliğe zarar verecekleri unutulmamalı ve mutlaka budanmalıdır. Gençliğe zarar vermeyecek ağaçların budanmasından kaçınılacaktır.

Budanacak ağaçların kök numaralı dikili ağaç tutanağında gösterilecek, devirme istikametleri ise ok şeklinde ağaç gövdesi üzerine işaretlenecektir.

298 sayılı Silvikültürel Uygulamaların Teknik Esasları tebliğinden alıntıladığım yukarıdaki bölmeden çıkarma işlemleri için açılması istenen sürütme yolları için 310 sayılı Oduna Dayılı Orman Ürünlerinin Üretim İşlerine Ait Tebliğ’de şöyle geçmektedir:

Üretim sürecinde gündeme gelen ve 288 sayılı Asli Orman Ürünlerinin Üretim İşlerine Ait Tebliğde(MÜLGA) yer alan ve ilk defa üretime girilecek yerlerde, makine kullanılmadan elle vahidi fiyatla yapılacak sürütme yolu yapımının günümüz şartlarında uygulama imkanının kalmadığı ve güncelliğini kaybettiği görülmüştür. Bölgelerden alınan değerlendirmelerde de sürütme yollarının makinalı olarak, yol inşa teknikleri kullanılarak bir plan ve program dahilinde yapılması değerlendirmeleri de dikkate alınarak sürütme yolu yapımıyla ilgili tanım ve esasların Orman Yollarının Planlanması, Yapımı ve Bakımına Ait 292 sayılı Tebliğde düzenlemesi yapılacaktır.

Buradan yola çıkarak gençleştirme çalışmaları ve orman bakım tedbirlerini uygularken daha önceden açılmış sürütme yolları veya bakım patikalarını kullanmak durumundayız. Güncel olarak varsa eski sürütme yolları tamir edilerek kullanılabilir veya bakım patikası açılabilir doğru cevap olacaktır.

Bakım Patikaları

Genç meşcere bakımların en etkin şekilde ve zamanında yapılabilmesi için ana yollara dik istikamette (%40 eğime kadar) 30-40 m aralıklarla 2-3 m genişliğinde şeritlerin açılması yine yamaç istikametinde 80-100 m’de bir 2-3 m.lik yatay şeritler ile birbirine bağlanmasıdır.

Arazi eğiminin %40’tan fazla olduğu yerlerde ise yine ana yollarla irtibatlı ancak dik değil aralık ve mesafe aynı kalmak şartıyla %20-30 eğimli olarak bakım patikaları açılacaktır.

Bakım patikaları ne işe yarar?

  • Çıkacak ürünlerin diğer meşcere elemanlarına zarar vermeden ve kısa yoldan meşcereden çıkartılması,

  • Teknik elemanın meşcere içlerine kadar kolayca girmesi, ormanı daha iyi tanıması dolayısıyla teknik müdahalede daha isabetli karar verme imkanı sunması,

  • Yangına ulaşma ve müdahalede kolaylıklar sağlaması,

  • Aynı patikaların devamlı kullanımı ile orman içinde gelişigüzel yolların açılmaması dolayısıyla erozyonun önlenmesi gibi birçok faydaları sağlamaktadır.

bakım patikası2

  1. Tabii gençleştirmenin başarılı sayılması için yüzde kaç gençlik gelmesi gerekir?


Tabii gençleştirme alanlarında ilk fidan sayımları, çimlenmelerin alındığı ilkbaharda yapılacak, bu sayım aynı yıl içerisinde sonbaharda tekrarlanacak olup takip eden yıllarda başarının sağlanmasına kadar belirlenmiş takip süreleri içinde sadece sonbahar fidan sayımları yapılacaktır.


  • Kızılçam hariç diğer türlerde tohum dökümü öncesi uygulanan tohumlama kesimleri yapıldıktan, diri örtü ve ölü örtü temizliği yapılıp toprak işlendikten sonra türe göre çimlenmelerin görüldüğü zaman bu sayımlar başlar. (Yani sonda yazıyor diye IK-BK yapıldıktan sonra yapmıyoruz bunu)


Sayımlar yeni çimlenmelerin alınacağı bölmeler ile geçen yıllarda çalışma yapılmış ve takip süreleri içinde bulunan bölmelerde yapılacaktır. Tabii gençleştirme alanlarının başarılı sayılabilmesi için ağaç türlerine göre fidan sayım tutanaklarında sayım sonucu ortaya çıkan miktarın en az;


  • Kızılçamın başarılı sayılmasının alt sınırı, bir vejetasyon dönemini tamamlamış, homojen dağılışta ve sağlıklı gençliğin %60 oranında bulunması şartıyla olmalıdır.

  • Karaçam, Sarıçam, Sedir ve Meşe türlerinin başarılı sayılmasının alt sınırı 4 vejetasyon dönemini tamamlamış, homojen dağılışta her sayım noktasında birden fazla ve sağlıklı gençliğin %70 oranında bulunması şartıyla olmalıdır.

  • Kayın ve Ladin türlerinin başarılı sayılmalarının alt sınırı 6 vejetasyon dönemini geçirmiş, homojen dağılışta ve her sayım noktasında birden fazla sağlıklı gençliğin %80 oranında bulunması şartıyla olmalıdır.


  • Özellikle kayın ve ladin için fidan sayımlarında 2 m2 alan içinde kalan fidan sayısı çok daha önemli olup 2 adet fidan dahi yeterli olarak görülmemelidir.

  • Türlere göre en az yukarıda belirtilen şartlarda ve oranlarda başarı sağlanmış alanların takibine son vererek fidan sayımları yapılmayacaktır.

  • Ancak belirtilen şartlarda ve oranlarda gençliğin elde edilemediği ve ek iyileştirme çalışmaları ile başarılı hale getirilen gençleştirme alanlarında, iyileştirme çalışma sonuçlarının kesinlik kazanması(başarı oranının stabil hale gelmesi) açısından bu iyileştirme yapılan sahaların izlenmesine, ağaç türlerine yukarıdaki vejetasyon dönemleri kadar devam edilecektir.


Silvikültür çalışmalarında daha başarılı olabilmek için uygulama alanlarındaki fenolojik, klimatolojik ve biyolojik gözlemlere ait veriler, önceki yıllarda yapılan uygulamalardaki metot ve teknikler, yapılan işlemler ve alınan sonuçlara ait gözlem ve tespitlerin bilinmesi büyük önem taşımaktadır. 

Bu nedenle bu gözlem ve tespitler “Teknik Gözlem Defteri” ne kaydedilecektir.


Fidan sayımı nasıl yapılır? 

Fidan sayım çizelgesi nasıl doldurulur



  1. Ağaçlandırma ve Suni (Yapay) Gençleştirme farkı nedir?

Kapalılıkları %0-10 olan bozuk koru ve baltalık ormanlar, ağaçlandırılması gerekli alanlar olarak kabul edilmiş ve amenajman planlarında “Ağaçlandırma, Rehabilitasyon ve Erozyon Kontrol Çalışmaları Tablosu”na alınmışlardır. 

Yani amenajman planlarında ağaçlandırma, rehabilitasyon ve erozyon kontrol çalışma alanı olarak ayrılmış sahalarda yapılacak dikim ve ekim çalışmaları “Ağaçlandırma”, gençleştirme periyoduna alınmış ancak tabii gençleştirme şartları bulunmayan veya tür değişikliğine gidilmesi zorunlu görülen alanlarda yapılması gereken dikim veya ekim çalışmaları ise “Suni Gençleştirme” olarak adlandırılır.

  1. Bir sahada neden suni gençleştirme zorunlu olur?

  • Gençleştirilecek meşcerede yeterli adette ve dağılışta tohum ağacı olmama durumu,

  • Tohumların olgunlaşmasından önce çıkan yangınlarla tohum ağaçlarının tamamen yanmış olması,

  • Gençleştirme alanı olarak ayrılmış fakat diri örtünün yoğun olarak bulunması nedeniyle tabii gençleştirmenin çok pahalıya mal olacağının tespiti,

  • Yangın, devrik, böcek zararı gibi afete maruz kalmış ormansız alanlarda,

  • Tabii gençleştirmenin başarılı olduğu alanlardaki boşlukların tamamlanma ihtiyacında,

  • Meşcereyi oluşturan tür yerine başka bir tür getirilmesinin, yani tür değişikliğine gidilmesinin zorunlu görülmesi durumunda toprak ve diğer ekolojik şartlar dikkate alınarak suni gençleştirme yapılır.

  1. Suni gençleştirme aşamaları nelerdir?

    I- Arazi hazırlığı: Suni gençleştirme alanlarının dikime hazır hale getirilmesine arazi hazırlığı denilmektedir.

  • Ölçü ve aplikasyon: Bölme ve bölmecik sınırlarının araziye aplikesidir. Bunlar arazide kazıklarla tespit edildikten sonra gerekli yollar, yangın emniyet yol ve şeritleri açılır.

  • Örtü temizliği (Ölü ve diri örtü temizliği)

  • Toprak İşleme (Makineli toprak işleme – İşçi ile toprak işleme)

    II- Dikim/Ekim olmak üzere iki aşamadan oluşmaktadır.

  1. Suni gençleştirme çalışmalarında başarının tespiti nasıl yapılır?

Fidan sayımları yeni fidan dikilmiş bölmeler ile istenilen seviyede başarı elde edilmemiş ve takip edilen bölmelerde yapılacaktır. Suni gençleştirme alanlarında, ilk fidan dikimini takip eden ilkbahar mevsiminde fidan sayımı yapılmayacak, takip eden sonbahar mevsiminden itibaren sayımlara başlanacak ve daha sonraki sonbaharda sayımlar tekrarlanarak bu durum fidan sayım tutanaklarında belirtilecektir.

Suni gençleştirme alanlarının başarılı sayılabilmesi için dikimden sonra iki vejetasyon mevsimi geçirmiş olan bir bölmede sonbahar fidan sayımlarının, homojen dağılımlı olması kaydıyla %80 olması gerekmektedir. 2 vejetasyon dönemi geçirmiş ve en az %80 başarı sağlamış suni gençleştirme bölmelerinin takibine son verilecektir.

Yukarıda belirtilen oranda ve şartlarda başarı sağlanamamış, başarı oranları tamamlama dikimleri ile yükseltimiş bölmelerin takibine en az bir yıl daha devam edilecek ve fidan sayımları yapılacaktır.


  1. Makineli toprak işleme yöntemleri nelerdir?

Riperle Alt Toprak İşleme (Paletli Traktörle(Dozerle) Toprak İşleme)

Açık alanlar ile örtü temizliğinin tam alanda yapıldığı sahalarda; toprağın 180-230 beygir gücünde paletli traktörün riperleri ile 60-80 cm derinliğinde tesviye eğrilerine paralel olarak işlenmesidir. Riperlemede iyi bir sonuç almak için toprağın tavında, riperin pabuçlarının ve gövdesinin standartlara uygun olması şarttır. Eğimin çok düşük(%0-10) ve toprağın ağır bünyeli olduğu alanlarda/kısımlarda(drenaj problemli sahalar/kısımlar) riperli derin toprak işlemleri kazayağı takılı olarak yapılmalıdır. Toprak taşlılığının fazla olması durumda(özellikle alt toprak) kaz ayaksız Riper kullanılmalıdır.

İkili Riperle Alt Toprak İşleme

İşlem derinliğinde yarı ayrışmış veya yumuşamış ana kaya yahut toprak derinliğini kısıtlayan sert ve yatay bir tabakanın bulunduğu ve/veya geçirgenlik ve havalanma probleminin bulunduğu ince tekstürlü ağır bünyeli topraklarda, tesviye eğrilerine paralel olarak toprağın 180-230 beygir gücünde paletli traktörle 60-80 cm derinlikte kaz ayaksız riperle tam alanda işlenmesidir.

Bu yöntemde 2 metre ara ile çalışan ikili riperle bir sürümden sonra dönüşte riperin bir tanesi aradan geçecek şekilde sürüm yapılır. 

ikili riper ilk sürüm   ikili riper ikinci sürüm

                      İkili Riper ilk sürüm                                             İkili Riper ile dönüşteki sürüm

Bu tür alanlarda(eğimli alanlar) toprak işlemeye kesinlikle meyilin aşağı yönünden başlanmalıdır. Özellikle bu durum %20 meyilin üzerindeki yamaçlarda çok önemlidir. Çünkü tesviye eğrilerine paralel ve yukarıdan aşağı işlemede, paletli traktör yukarıdan aşağı her kaydığında adacıklar halinde işlenmeden kalan arazi parçaları oluşacaktır.

Üçlü Riperle Alt Toprak İşleme

Anakayanın toprak derinliğini kısıtlamadığı, sert veya yatay tabakanın bulunmadığı ve/veya orta ve kaba tekstürlü toprakların 3’lü riperle 60-80cm derinlikte tam alanda işlenmesidir. Çalışma sistemi ikili Riper ile aynıdır. Farkı, ikinci geçişlerin birinci geçişe paralel ve iki Riper arası mesafede olmasıdır. 

80 cm.den daha derin riperlemelerde patlatma iyi olmayacağı için daha derin toprak işleme uygulanmamalıdır.




İkili ve Üçlü riper ile toprak işlemesi


Riper Pullukla Toprak İşleme (Lastik Tekerlekli Traktörle Toprak İşleme)

Alt toprak işlemesine gerek olmayan sahalarda meyili %30-35’e kadar olan sahalarda, 80-110 beygir gücünde 4x4 lastik tekerlekli traktörle çekilen tek soklu riper ile çift geçiş, iki soklu Riper pullukla tek geçişte tesviye eğrilerine paralel, bir geçişte 35-45cm derinlikte, 80-100 cm genişlikte gradoniler(teraslar) şeklinde toprağın işlenmesidir. 

Bu yöntem; 

  • Tam alanda riperle alt toprak işlemesi yapılmasının ekonomik olmadığı, kök gelişimini engelleyici sert ve yatay tabakanın bulunmadığı, kaba ve orta tekstürlü topraklarda,

  • Su tutma kapasitesi düşük; kumlu, alüvyal ve kolivyal yapılardaki yerlerde suyun drenajla akıp gitmesine neden olmamak için derin toprak işlemesi gerekmeyen yerlerde,

  • Teras formu vermek amacıyla kurak veya erozyona açık ve tam alanda riperle alt toprak işlemesi yapılan arazilerde toprağın işlenmesinde kullanılır.

Ağır Diskaro ile Toprağın Disklenerek İşlenmesi

Alt toprak işlemenin tam alanda yapıldığı, yamaç meyilinin %20’den az, yüzeysel taşlılığın %25’den az olduğu sahalarda 80-110 beygir gücünde 4x4 lastik tekerlekli traktöre arkadan bağlı, ağır diskarolarla toprağın tesviye eğrilerine paralel olarak tam alanda disklenerek işlenmesidir.  Ekipman olarak 24 diskli dairesel veya dalgalı diskler söz konusudur. Ortadan tekerlekli olan bu ekipman kök, kütük ve taşa geldiğinde hidrolik hortumu ile kaldırılır.

Diskaro ile Üst Toprağın İşlenmesi

60-80 beygir gücünde lastik tekerlekli traktörlere bağlı orta ve/veya hafif diskarolar ile üst toprağın işlenmesidir. Bu makine ve ekipmanlar; hafif ve kumlu topraklarda kullanılmaktadır. Çalışma metodu ağır diskaroda olduğu gibidir. 16-18 adet disk mevut olup, tekerlek yoktur.

Meylin %20’ye kadar olduğu yerlerde toprak yapısının kumlu olması halinde doğrudan üst toprak işlemesi yapılabilecektir.

Ekskavatörle Toprak İşleme: Paletli traktörle tam alanda toprak işlemesi yapılamayan durumlarda ve %40 meyilin üzerindeki arazilerde en az 24 beygir gücünde, aks genişliği maksimum 170 cm ve kova genişliği 40 cm olan ekskavatörle çalışma yapılır. Ekskavatörle toprak işleme 80-100cm genişliğinde, 45-50 cm derinliğinde şeritler halinde yan kazı şeklinde alt toprak işlemesi yapılması, şeridin üst sınırından yukarı kısmındaki toprağa kırıntı bünye vererek kazı yapılmış şerit üzerine toprak çekilmesi, böylece 60-80cm derinlik, 100-120 cm genişlikte ve içeriye doğru %20-40 eğim olacak şekilde teras formu verilerek toprak işlemesi ile yapılan metottur. İki şekilde uygulanır:

Teras: Eğimli arazide yamacın eş yükselti eğrileri boyunca kazılması ve çıkan toprağın alt kısma yığılması ile oluşturulan yapılardır. Teraslama ile eğim dikliği azaltılır, yamaç hafif eğimli basamaklara ayrılır. Teraslamanın arazinin eğimini düşürücü, toprak nemini artırıcı ve toprağın organik madde miktarını artıcı etkileri bulunmaktadır. Toprak ve su varlıklarını korumak için nüfus yoğunluğunun fazla, tarım alanın az olduğu alanlarda tarım alanı elde etmek amacıyla kullanılan bir yöntemdir. Teraslama işlemi arazi eğiminin yüksek olduğu yerlerde yapılır. Genel olarak %15-60 eğimleri arasında teraslama uygulaması yapılmaktadır. Teraslama yapılan alanlarda toprak erozyonu azalır, yüzey suyunun akışını azaltır ve suyun toprağa sızmasını sağlayarak toprakta yeterli suyun tutulmasını sağlar. Taşkınları önleyerek tarım arazilerinin zarar görmesini engeller.

Ülkemizde uygulanan bazı teras modelleri:

Buror Çukurlu Seki Teras: Mutlak toprak derinliğinin 40 cm’nin altında olduğu sahalar ile devamlı teras yapımının zor olduğu arazilerde buror çukurlu seki teras uygulanmaktadır. Palet genişliği 100-170 cm olan mini ekskavatörlerin paleti genişliğinde, eş yükselti eğrilerine paralel içeriye doğru %25-30 meyilli seki teras şeklinde yol yapılır. Yapılan yol üzerinde ortalama 100cm uzunluğunda 80 cm genişlikte ve derinlikte çukur açılır. Açılan çukurlar çukurdan çıkan ve yamaçtan alınan üst toprakla doldurulur. Böylelikle içeriye doğru %25-30 meyilli seki teras üzerindeki dikim noktalarında ortalama 80 cm derinlik ve genişlikte, 100 cm uzunluğunda Buror Çukurlu Seki Teras oluşturulmaktadır.

Buror Hendekli Teras: Mutlak toprak derinliğinin 40 cm.den fazla olduğu, devamlı teras yapmanın kolay ve mümkün olduğu alanlarda Buror Hendekli Teras yapılmaktadır. 100-170 cm palet genişliğinde makinenin tutunabileceği, eş yükseklik eğrilerine paralel yol yapılır. Makine açılan yoldan geri dönerken yol üzerinde kepçe ağzı ile iki kepçe ağzı genişliğinde 45-50cm derinliğinde toprak işler. Yamacın üst tarafında yapılan kazı ile elde edilen toprak, işlenmiş toprağın üstüne çekilerek teras formu oluşturulur. Böylelikle eş yükseklik eğrilerine paralel, yamaca doğru %25-30 ters eğimli, ortalama 170 cm genişlikte 70 cm derinliğinde Buror Hendekli Teras oluşturulur.

Meror Teras (Mersin Modeli): Paletli traktör ve ekskavatör ile gradoni şeklinde toprak işlemenin yapılamadığı, parçalı ana kayanın hakim olduğu Toros silsilesi veya benzeri yapıdaki sahalarda, paletli ekskavatör ve kırıcı yerine monte edilmiş tekli riper ile eş yükselti eğrilerine dik, 1m uzunluğunda ortalama 0,25m aralıklarla yan kazı yapıldıktan sonra bunların tesviye eğrilerine paralel birleştirilmesi ile 40-60cm alt toprak işlemenin yapıldığı teras şeklidir.

Saptırıcı (Akıtıcı-Eğimli) Teras: Yağışlı bölgelerde yağışlarla oluşan yüzeysel su akışını zararsız hale getirmek için saptırıcı terasların birinci amacı yüzey akışların kesilmesi ve eğime çapraz olarak uygun bir çıkış ağzına bu suların kanalize edilmesidir. Yağış miktarına bağlı olarak geniş kanallı ve teras boyunca hafif eğimli yapılırlar. Dereciklere veya boşaltma kanallarına suyun akıtılmasını sağlayan bu tip terasların uzunluğunun 400 metreyi geçmemesi gerekmektedir.


Tutucu(Emici-Eğimsiz) Teras: Kurak ve sıcak yetişme ortamı koşullarının etkili olduğu bölgelerde yüzeysel akışı önleme ve toprak koruma etkilerinin yanı sıra suyu tutma ve toprağa sızdırmayı amaçlayan teraslardır. Bu teras tipi 3’e ayrılmaktadır.

a) Gradoni Tipi Teras: Üçgen kesitli bu tip teraslar %60 eğime kadar olan yamaçlarda uygulanmaktadır. Gradoni tipi terasların genişliği 60-80cm, teras yüzeyine içe doğru %20-40 arasında eğim verilerek yapılmaktadır.

b) Tekne (Hendek) Tipi Teras: Arazi eğimi %40’ı geçmeyen sahalarda ve yağışı fazla olan yerlerde uygulanır. Tekne tipi teraslarda ortalama taban genişliği 30 cm, derinlik ise 20 cm olacak şekilde ayarlanır.

c)Kanallı Gradoni Teras: Arazi eğimi %60’a kadar olan sahalarda uygulanır. Teraslar 15-20 cm genişlikte ve 30-35 cm derinliğinde kanal açılarak yapılır. Dikimlerde fidan kanalın ön yüzüne yerleştirilir ve yamaçtan kazılarak çıkan toprakla doldurulup içe doğru %15 eğim verilir.

Seki Teraslar: Güneydoğu Anadolu’da Cezayir tipi de denilen Seki Teraslar makineli olarak inşa edilmektedir. Teras genişliği ortalama 4 metredir. Terasların alt kısımlarını stabil hale getirmek için kullanılan malzemeye göre “toprak sekiler” ve “taş sekiler” olmak üzere iki tiptir.

Seki teraslar genel olarak tesviye eğrilerine çok düşük meyille, akıtıcı olarak ve en çok 300 m uzunluğunda tesis edilirler. Ülkemizdeki uygulamalarında ise eş yükselti eğrilerine paralel (%0eğim)ve yamaç tarafına doğru %10 ters eğimli olarak yapılmakta olup, uzunluk sınırlaması yoktur. Dolayısıyla normal olarak makineli toprak işleme %30 eğime kadar yapılabildiği halde, seki teras ile %70 eğime kadar olan sahalarda toprak işleme yapılabilmektedir.

Bu teraslarda teras dolgu şevine yapraklı türler, teras ortasına ise ibreli türler dikilir.

  1. İşçi ile toprak işleme yöntemleri nelerdir?

İşçi gücü ile toprak işleme genellikle makineli toprak işlemesi yapılamayan % 40’tan fazla meyilli yerler ile mikro topografyanın makineli toprak işlemeye uygun olmadığı sahalarda uygulanır. İşçi ile yapılan bu yöntemlerde baltalı kazma kullanılır.

Teraslar halinde toprak işleme: Klizimetre veya tesviye pergeli ile tesviye eğrilerine paralel, dikilecek türün dikim aralıkları da dikkate alınarak arazide belirlenen hat üzerinde 35-40 cm. derinlikte, 60-80 cm. genişlikte toprak işlenecek, yapılacak teras yüzeyi yamaca doğru %10-30 meyilli olacaktır. İşçi önce yamaç yönünde dik olarak durur ve 40-60cm genişliğinde 20-25cm derinliğinde “yan kazı” tabir edilen toprak işlemesini yaparak ilerler. Bu işlem sırasında toprağa kırıntılı bünye kazandıracak şekilde yerinde toprak işlemesi yapılır. Bir müddet bu şekilde çalışan işçi, işlenmiş şeridin başlangıç veya bitiş noktasından başlayarak, yüzü yamaç yukarı duruş vaziyeti alarak daha önce kazmış olduğu toprağa hiç dokunmamak şartı ile yamaç yukarısından 10-15 cm civarındaki kısmı kazarak, yamaç eğiminin aksi yönünce verilmek istenen eğimi verir ve ilk kazdığı toprağın üzerine çekerek toprak işleme işini tamamlar.

Devamlı Teras Halinde Toprak İşleme: Diri örtünün yoğun, su açığının fazla olduğu ve erozyona maruz çok eğimli sahalarda devamlı teras yapılır. Bu işleme şeklinde toprak teras mihveri üzerinde 60-80 cm genişlikte ve 35-40 cm.lik işlenmiş toprak derinliği sağlayacak şekilde işlenerek teras formu oluşturulur. Bu işleme şeklinde toprak teras mihveri üzerinde devamlı olarak işlenir. Ayrıca teras şevine 1:1 oranında eğim verilerek şevin yıkılıp terasın dolmasına engel olunacaktır.

Şiddetli yağışlarda teraslarda toplanan suyun akışa geçerek terasların bozulmasına neden olmaması için kompartıman bırakılır (işlenmemiş alan) 4-5 m aralıklarla 15-20cm genişlikte işlenmemiş alanlar bırakılır. Arazi eğiminin terası kestiği noktada yani fidan dikim noktasında derinlik kontrolü yapılmalıdır.

Kesik Teras Halinde Toprak İşleme: Su açığının bulunmadığı ve erozyon önlemlerini gerektirmeyen yağışı bol, az eğimli sahalarda işin ekonomisi de düşünülerek devamlı teras yerine kesik teras yapılır. Toprağı işleme şekli devamlı terasta olduğu gibidir. Bu işlemde toprak teras mihveri üzerinde atlamalı olarak işlenir. Bir altta yapılacak terasın üstte işlenmeden bırakılan boşluğu dolduracak şekilde olmasına dikkat edilecektir. Genellikle 80-100cm arasında değişen uzunlukta teras yapılır, işlenmeden bırakılan kısmın uzunluğu ise fidan aralıklarına göre belirlenir.





  1. Terasların aplikasyonu nedir? Aplikasyon işleminde kullanılan aletler nelerdir?

Terasların araziye aplikesine yamacın en üstünden altına kadar görülebilecek şekilde düşey aralık kazıkları çakılarak başlanır. Bu iş için ortasında terazi bulunan “Lata” denilen alet kullanılır. Latanın uzunluğu fidanların düşey aralık mesafesine bağlı olarak değişik boyutlarda olur. Bu işlemden sonra yamacın en üstenden ve ilk kazıktan itibaren esas teras hattı işlenir. Bu çalışma için “Tesviye Pergeli” kullanılır. Tesviye pergeli ayak açıklığı 2 metre, yüksekliği 1 metre olan bir alettir. Tesviye pergelinin tam ortasında su düzeci bulunmaktadır. Aplike çalışması için öncelikle pergelin bir ayağı terasın başlama noktasına koyulur ve ikinci ayak teras hattının gideceği yöne doğru tutulup su düzeci sıfır meyilini gösterinceye kadar aşağı yukarı oynatılır. Meyil sıfırı gösterince ikinci ayağın yeri kazma yardımıyla işaretlenir. İşaretli yere pergelin ilk ayağı getirilerek işleme devam edilir ve teras güzergahı belirlenir. 

Terasların aplikasyonunda A-düzeci, düzeçli ayaklı lata, klizimetre+nişan levhası, kazık ve tesviye pergeli kullanılır. Taşlık ve kayalık yerlerde kazma ve kürekle çalışılırken, az eğimli ve tamamen toprak arazilerde pulluk veya dozerlerle daha seri ve ekonomik olarak çalışmak mümkündür.


C:\Users\veyse\AppData\Local\Microsoft\Windows\INetCache\Content.Word\A şekilli düzeçli tesviye pergeli.jpg



  1. Makineli toprak işlemede kullanılan ekipmanlar nelerdir?

Devirerek Toprağı İşleyen Ekipmanlar: Kulaklı Pulluk,  Döner Pulluk

  • Genellikle kava ve orta tekstürlü topraklarda, teras yapımında, kurak iklimde Riper çizgilerinin kapatılmasında, otsu diri örtünün yoğun olduğu alanlarda kullanılırlar.

Alttan Yırtarak Toprağı İşleyen Ekipmanlar: Kültivatör, Kazayağı

  • Genellikle orman fidanlıklarında kullanılır. Diri örtü ve tohumları toprak yüzeyinde kalır, ıslak toprakların sıkışmasına neden olur.

Karıştırarak Toprağı İşleyen Ekipmanlar: Freze, Çapa makinası, Diskaro

  • Üst toprak işlemesinde kullanılır. Kaba tekstürlü (kumlu), taşlı, sığ topraklarda. Yüzeyinde fazla bitki artıkları olan topraklarda iyi sonuçlar vermektedirler. Üst üste kullanımları sakıncalıdır çünkü toprağı ufalarlar.

Dikine Yırtarak Toprağı İşleyen Ekipmanlar: Riper, Kazayaklı Riper, Çizel

  • Alt toprak işlemesinde, ince tekstürlü ağır bünyeli topraklarda, köklenmeyi engel tabakaların bulunduğu, drenajın iyi olmadığı, taban suyunun yüksek olduğu topraklarda kullanılır.


  1. Değişik yaşlı koru ormanlarında gençleştirme nasıl yapılır?

Bilindiği üzere işletme ormanları Aynıyaşlı Ormanlar(Maktalı ormanlar) ve Değişik Yaşlı Ormanlar(seçme, devamlı orman) olmak üzere iki grupta incelenmektedir. 

Aynıyaşlı ormanlarda bir plan ünitesinde belirli bir biçim ve büyüklükte(aynı yaş, çap, boy) alanlar vardır. Değişik yaşlı ormanlarda ise belli bir alan içerisinde değişik yaşta ve çapta gövdeler vardır.

Burada değişik yaşlı ormanlarda faydalanmanın düzenlenmesinde çap sınıfları metodu kullanılır. Bu orman formunda aynı yaşlı sahalar, küçülmüş, daralmış, ufak gruplara ve tek ağaca inmiş olduğundan, faydalanmayı düzenlene unsuru olarak yaş yerine çap sınıfı ve saha unsuru yerine de meşcere ağaç sayısı ve göğüs yüzeyi esas alınır.

Değişik yaşlı ormanlarda (devamlı orman ve seçme ormanlarda) bütün silvikültürel işlemler yani bakım ve gençleştirme faaliyetleri aynı meşcerede bir arada yapılır.

  1. Gençlik bakımı nedir?

Tabii gençleştirmede bol tohum yılında tohum dökmeden önce uygulanan(kızılçam hariç) Tohum kesimleri ve sonrasın diri ve ölü örtü temizliği, toprak işlemesi sonrasında sahaya gelen gençliklerin kapalılıklarının oluşmaya başlamasına kadar(biyolojik bağımsızlıklarını kazanana kadar) uygulanan bakımlara “gençlik bakımı” denir.

  • Gençlik bakımında amaç alana gelen gençliğin gelişme seyrini takip ederek istenilen işletme amacına uygun nitelikte meşcerenin yetişmesini sağlamak, oluşabilecek dış etkilere karşı dirençlerinin artırılması, korunması, iyi gelişme ve büyüme göstermesi hedeflenir. Bu ise gençliğin gelişme şartlarını iyileştirmek, genç fidanların daha ilk yaşlardan itibaren zarar görmeden büyümelerini emniyete almakla mümkündür.

  • Kızılçam türünde seyreltme işlemleri, Kızılçam gençliklerinde seyreltme çalışmalarına, yetişme ortamı şartları ve gençliğin sıklığına göre değişmekle beraber gençlik 3-4 yaşında (50-70cm boya) geldiğinde başlanmalıdır. Kızılçam gençliklerinin seyreltilmesinde hektarda 3000-5000 adet dolaylarında iyi gelişme gösteren fertlerin bırakılması uygundur.

  • Karaçam ve sarıçam gençliklerinin seyreltme işlemlerinde yetişme ortamı şartlarına göre değişmekle birlikte boy farklılaşmasının bariz olarak görüldüğü 7-8 yaşlarında (60-80cm boy) hektarda 6000-7000 adet birey kalacak şekilde bir seyreltmenin yapılması uygun olacaktır.

  • Doğu ladininde çok sık büyüyen gençliklerde (fırça büyümesi) 5-6 yaşlarında (20-30cm boy) fidanlar arasında 25-30cm mesafe olacak şekilde kök boğazından kesilerek seyreltme işlemi yapılmaktadır.


  1. Gençlik ve Kültür bakım tedbirleri nelerdir?

  • Gençliğin Zararlardan Korunması

  • Gençliğin Kontrolü ve Zarar Görmüşlerin Alınması

  • Sık Tabii Gençliğin Seyreltilmesi

  • Ot Alma-Çapalama

  • Karışımın Düzenlenmesi

  • Boğma Tehlikesinin Önlenmesi (Sürgün Kontrolü)

  • Boşluklu Alanların Doldurulması (Tamamlama)

  • Azmanlarla Mücadele ve Dik Kenarların Giderilmesi

  1. Orman bakım tedbirleri nelerdir?

  1. Gençlik ve Kültür Bakımı

  2. Sıklık Bakımı (Ayıklama)

  3. Aralama (Ferahlandırma)

  4. Işıklandırma (Çap artımına yönelik)

  5. Alt Tesis

  6. Budama

  1. Meşcere bakımının amaçları nelerdir?

  • En iyi kalitede gövdelerin yetiştirilmesini sağlamak,

  • Meşcereleri dış tehditlere karşı dayanıklı hale getirmek,

  • Meşcereyi mümkün olduğunca tabii gençleştirmeye hazırlamak,

  • Aralama gibi bakım çalışmaları ile idareye ara hasılat kazandırarak ülke ekonomisine katkı sağlamak.

Silvikültür disiplinine göre meşcere gelişim çağları ve çap aralıkları nelerdir?

a, b, c, d, e ifadeleri Amenajman disiplinine göre meşcere gelişim çağlarıdır.




  1. Budama neden yapılır ve hangi aletler kullanılır?

Meşcerede seçilmiş istikbal ağacı niteliğindeki ağaç gövdeleri üzerindeki kuru ve kısmen de canlı dalların, belli esaslara uyularak tekniğine uygun biçimde dipten düzgün biçimde kesilerek uzaklaştırılmasına “budama” denir.

Budamanın çok farklı gayesi ve işlevleri vardır. Odun kalitesini artırmaya yönelik budamada gaye; “istikbal ağaçlarını” belirlemek, ardından I. sınıf keresteliğe elverişli dolgun, budaksız, sağlıklı ve silindirik, kalın çaplı gövdeler yetiştirmek ve üretmektir. Kaliteyi artırmayı gaye edinen budamada işletmeci, piyasa değeri son derece yüksek nitelikte odun emvali üretmeye odaklanmak zorundadır. 

Budama bakımı ile aynı zamanda hem meşcerenin hem de meşcerede tek tek seçilen ve bakıma tabi tutulan istikbal fertlerinin dış koşullara dayanıklılığı artırılır, yangın riskine karşı da meşcerenin güvenliği yükseltilir. 

İşletme amacının doğrudan doğruya “kozalak ve tohum verimini artırmak” olarak belirlendiği fıstık çamı meşcerelerinde ise budamanın gayesi tamamen farklılaşır. Fıstık çamı meşcerelerinde budamanın gayesi meşcerede en erken dönemde kozalak ve dolu tohum verimini artırmak ve idare müddetinin sonuna kadar kozalak ve dolu tohum verimini çoğaltmaya odaklanır.

Budama işleminde Budama Merdivenleri, Budama Testereleri ve Bağ Makasları, Belden Destekli Budama Testeresi kullanılır.


  1. Denge ağacı nedir?

Orman ekosistemi içinde bulunan elemanlar birbirlerine fonksiyonel bağlarla bağlı olduklarından, orman kaynaklarından yararlanırken ekosistemde oluşacak değişikliklerin zararını en aza indirgemek, ekolojik dengenin korunması ve biyolojik çeşitliliğin geliştirilmesine yönelik olarak ormanların tabii yapısının, ender, endemik, tehlike altındaki türlerin korunması ve ölü ağaçların ormanda bırakılması gibi birçok önlemler alınmaya başlanmıştır.

Bu nedenle odun ham maddesi üretimi fonksiyonu ile işletilen koru ve baltalık ormanlarda yukarıda belirtilen ölü, yaşlı, kuru, kovuk vb. ağaçlardan hektarda 1-3 adedinin bırakılması,

Anıt ağacı özelliği taşıyan yaşlı, kalın ağaçların korunması,

Sağlıklı fertlerden de hektarda 1-3 adet yukarıda belirtilen şekilde ormanda bırakılması,

Bu işlemler yapılırken sadece gençleştirme alanlarında değil, bakıma konu ormanlarda da yapılmasını ve su kenarı, dere içi, kayalık yerler ile yol kenarlarının tercih edilmesi,

Ekolojik ve biyolojik denge için kesim alanlarında yeterli sayıda ağacın bırkaılması ve bunların ileride kesilip yok edilmemeleri için “Bu Ağaç Ekolojik ve Biyolojik Denge İçin Doğaya Bırakılmıştır. OGM” şeklinde levhaların asılması ve korunları için gerekli her türlü önlemlerin alınması gereklidir.


BİTKİ EKİM/DİKİM FİDAN İŞLERİ

Generatif Üretme: Generatif üretme, tohumdan yapılan üretmedir. 

Vejetatif Üretme: Tohumdan yapılan fidan üretimi dışında kalan fidan üretme biçimidir. 

Çelik: Çelik, bitkilerden köklendirmek amacıyla alınan uygun gövde, kök, dal ve yaprak parçasıdır. 

Topraksız Fidan: Topraksız fidan, yeterli miktarda kökleri ile sökülmüş ve üzerinde toprağı bulunmayan fidandır.

Topraklı Fidan:  Topraklı fidan, yeterli miktarda kökleri ile sökülmüş ve toprağı dağıtılmadan üzerinde bırakılarak, topraklı kısmı saz, kanavice, polietilen, çuval vb. malzeme ile ambalajlanmış olan fidandır.

Kaplı Fidan: Kaplı fidan, saksı, katranlı mukavva, polietilen levha veya torba ve kutu gibi kap içinde yetiştirilmiş, toprağı ile birlikte olan fidandır.

Şaşırtma(Repikaj): Şaşırtma, ekim yastıklarındaki 1-0, 2-0 veya 3-0 yaşlı fidanların boylu fidan elde etmek amacı ile sökülüp, daha geniş aralık ve mesafe ile başka parsellere dikilmesidir. Fidanlar, sonbaharda yaprak dökümünden ve büyüme durduktan sonra, ilkbaharda ise kök ve tepe sürgünleri uyanmadan önce repikaja alınmalıdır.

Şaşırtılmamış Fidan Yaşı: Şaşırtılmamış fidan yaşı, tohumun ekildiği, çeliğin dikildiği yerde ekim veya dikim tarihinden başlayarak geçen vejetasyon dönemleri sayısıdır.

NOT - (1+0), (2+0), (3+0) Tohumdan yetiştirilmiş fidan yaşı,

(0+1), (0+2), (0+3) Çelikten yetiştirilmiş fidan yaşı, olarak belirtilir. 

Şaşırtılmış Fidan Yaşı: Şaşırtılmış fidan yaşı, fidanın şaşırtılmamış haldeki yaşı ile şaşırtma işlemi uygulandığı yerde şaşırtma tarihinden sonraki yaşının toplamıdır.

NOT - (1+1), (1+2); 

(2+1), (2+2);

 (3+1), (3+2); 

(0+1+1), (0+1+2) olarak belirtilir.

Kök Kesimi Yapılmış Fidan: Kök kesimi yapılmış fidan, tekniğine uygun şekilde kök kesimi işlemi uygulanmış fidandır.

Kök Boğazı: Kök boğazı, kök sisteminin en üstünde bulunan yan kökün fidan gövdesinden ayrıldığı noktanın hemen üst kısmında, kök ve gövdenin birleştiği, genellikle hafif kabarıklık ve renk farkı ile beliren yerdir.

Kök Boğazı Çürüklüğü: Kök boğazı çürüklüğü, iğne yapraklı ve yayvan yapraklı fidan yastıklarında 1-0 yaşlı fidanların mantar sebebi ile kök boğazından çürüyerek devrilmesidir.

Gövde-Kök Oranı: Gövde-kök oranı, fidanın kök boğazından yukarda kalan gövde sistemi kuru ağırlığının, kök boğazından aşağıda kalan kök sistemi kuru ağırlığına oranıdır.

Fidan söküm çalışması sıralaması: Kök kesimi, Söküm, Seleksiyon, Savım, Kök tuvaleti, Ambalajlama

Kök Kesimi: Kök kesimi, fidan kökünün, büyümekte olduğu yerde, derinliğine ve yanlara doğru gereğinden çok uzamasını durdurmak, gövde kök oranını dengelemek ve yeterli miktarda köke sahip olmasını sağlamak amacıyla, belirli derinlikte ve zamanlarda tekniğine uygun olarak, bir defa veya birkaç defa kesilmesi işlemidir.

Sökümü: Fidan sökümünde asgari zayiatta çalışmak için toprak rutubetinin uygun olması gerekir. Gerekirse sökümden 2-3 gün önce toprak sulanır. Az miktardaki fidan sökümü elle veya bel kürek kullanılarak yapılabilse de fazla miktardaki fidanlar makine yapılması gerekir. Söküm fidanların kök ve tepelerinin faaliyete bulunmadığı zamanda yani sonbaharda yaprak dökümünden, ,ilkbaharda yapraklanmadan öncesine kadar uzanır.

Seleksiyon: Sökülen fidanlar seleksiyona tabi tutulacaktır.  Dikim için;  standartlara uygun,  kök-gövde oranı dengeli,  hastalıksız,  tahribata maruz kalmamış,  iyi gelişmiş,  kök sistemi iyi,  kuvvetli fidanlar ayrılacaktır.

Kök tuvaleti (Kök budaması): Kök budaması, fidanın sökümünden sonra gereğinden uzun olan köklerin usulüne göre kısaltılması yaralı, hastalıklı ve deforme olmuş köklerin kesilip temizlenmesi işlemidir.

Ambalajlama: Ambalaj, seleksiyonu izleyen kök budamasından başlayarak dikime kadar fidanların her türlü dış etkenlerden korunması için yapılan işlemlerdir.

Vejetasyon Dönemi: Vejetasyon dönemi, bitkide kök ve gövde büyümesinin başlaması (kambiyum hücreleri ile sürgen doku hücrelerinin faaliyete geçmesi) ile durması (gövde ve kök ucundaki sürgen doku hücreleri ile kambiyum hücrelerinde bölünmenin durması) arasında geçen süredir.

Çimlenme Yüzdesi: Çimlenme yüzdesi, ekimi yapılacak tohumların, çimlenme kabiliyetinde olanlarının yüzde olarak ifadesidir.

Çimlenme için gerekli faktörler: Su, oksijen, sıcaklık ve çimlenme ortamı.

Yıllık Halka: Yıllık halka, ağacın gövde, dal veya kökünün herhangi bir yerinden alınan en kesitte öz çevresinde yaklaşık olarak daire biçiminde görülen, öze doğru açık renkli ilkbahar odunu ile dışa doğru koyu renkli yaz odunundan bir yıl içinde meydana gelen halkadır.

Fidanlıkta Sulama Yöntemleri: Damla Sulama, Salma Sulama, Yağmurlama Sulama, El İle Sulama.

Ekim Yastığı: Ekim yastığı, genellikle 120 cm eninde ve 10 cm - 20 cm yüksekliğinde, tohum ekimlerinin yapıldığı alandır. Ekimi müteakip, ekim yastıklarına çimlenmeden önce az miktarda, fakat sık sık (günün güneşli saatlerinde) su verilecek, çimlenmeden sonra ise sadece sabah erken ve akşam geç saatlerde yeteri kadar su verilecektir. Çimlenme gerçekleşene kadar toprak üst yüzeyi (0-3cm) kesinlikle kurutulmamalı veya aşırı su ile su altında bırakılmamalıdır. Çimlenme gerçekleştikten sonra sulama mümkünse gece yapılacaktır. Sulama süresi iklim şartları ve toprak yapısına göre değişkenlik göstermektedir. Önemli olan toprağın su tutma kapasitesi (FSK) ve rutubeti muhafaza etme kapasitesidir. Yastıklara veya tüpe ekimlerde 1-3 yıl süresince sulamaların mikro sprink (sisleme) sistemleri yöntemiyle yapılması tercih edilmelidir.


Tohumla Üretimde (Ekim Yastıklarında) Seyreltme: 

Seyreltme: Seyreltme, ekim yastıklarında veya doğrudan tüpe ve kaplara yapılan ekimlerden sağlıklı ve kaliteli fidan elde edebilmek ve uygun gelişmelerini sağlayabilmek için bir kısım fidanların kesilerek veya sökülerek amaca uygun sıklığın sağlanması işlemidir.

- Seyreltme yapılmadan önce ekim yastıkları sulanmalıdır. 

- Seyreltmede, cılız ve boyca küçük olan fidanlar çıkartılmalıdır. 

- Seyreltme de bırakılan fidanlara eşit aralık verilmelidir.

- Ekimi tüpe yapılan iğne yapraklı fidanlarda seyreltme ikinci yılın başında, makasla dipten kesilerek yapılmalıdır.

Toprağın Tav Hali: Toprağın tav hali, toprağın çok kuru ve çok ıslak olmadığı normal rutubetteki halidir. 

Toprak reaksiyonu: Toprağın asitlik ve bazlık derecesidir. Hidrojen iyonlarının negatif logaritmasıdır. pH ile ölçülür; pH 7’den küçükse alkali, 7’de nötr, 7’den büyük ise asidiktir.

Toprağın kimyasal özellikleri: Tuzluluk, kireç, katyon değişim kapasitesi, bitki besin elementleri.

Toprağın fiziksel özellikleri: Toprağın bünyesi (tekstür), toprağın strüktürü, gözenekliği ve sıcaklığı

Toprak tekstürü: Tekstür, toprağın incelik ve kalınlık yönünden kum, toz ve kil gibi çeşitli toprak tanecikleri bakımından içeriğidir.

Toprak strüktür: Toprak parçalarının bir araya gelerek oluşturduğu sıralanma ve bunların duruş şekilleridir.

Mutlak derinlik: Ana kayaya kadar olan derinliktir.

Fizyolojik derinlik: Köklerin yayıldığı veya inebileceği derinliktir.

Humus (organik madde): Orman ekosisteminde yer alan bitkiler ve diğer canlı kalıntılarından oluşan ve kısmen ayrışmış maddelerdir.

Tekleme: Tekleme, çelikle üretimi yapılan fidanlardaki her çelikte meydana gelen birden fazla sürgünlerden sağlıklı ve düzgün olanının bırakılıp diğerlerinin kesilmesi işlemidir.

Siperleme: Siperleme, don ve güneşe karşı hassas olan fidanların, zarar görmemesini temin etmek amacı ile çeşitli malzeme kullanılarak üzerlerine yapılan gölgeliklerdir.

Tohum kaynakları: Tohum meşcereleri, Tohum bahçeleri, Tohum plantasyonları 

  *Tohum Meşcereleri: Civardaki meşcerelere ne zaman yüksek artımlı düzgün ve dolgun gövdeli, dar tepeli, tabii budaması iyi, lif kıvrıklığı ve çatallık gibi kusurları olman fertlerin hakim olduğu meşceredir.

*Tohum Bahçeleri: Tohum meşçerelerindeki ya da ormandaki üstün ağaçlardan alınan aşı kalemi veya çekirdeklerden üretilen fidanlara tesis edilen bahçelerdir.

  *Tohum Plantasyonları: Üstün ağaçlardan serbest veya kontrollü tozlaşma sonucu elde edilen tohumlardan yetiştirilen fidanlarla tesis edilen tohum bahçeleridir.

Tohum verim tespiti: Meşcereyi temsil edecek bir hat üzerine 100 ağaç işaretlenir ve bu ağaçlardan kozalak veya tohum tutmuş ağaçların adeti belirlenir.

Çıplak köklü fidan koruması: Fidanlıktan fidanın sökülmesiyle sahada fidanların dikilmesi arasındaki zaman en aza indirilmeli bu nedenle hava halleri ve işçi potansiyeline göre fidan planlaması yapılarak mümkün olduğunca taze fidan kullanılmalıdır. Fidan balyaları birbirine değmeyecek şekilde serin, kuytu ve havadar bir yerde saklanmalı, gün aşırı altüst edilmeli ve balyalar ıslatılmalıdır. Fidanların daha uzun süre saklanması için soğuk hava depolarına konulması gerekir. Teliz bezi

Telis bezi:  Fidan köklerini nemli yosun ıslak telis parçaları maddeler ile sarılarak korumaya yarar.

Fidan dikim metotları: Plantuvar dikim, Çukur dikimi (Çukurda kenar dikimi, Adi çukur dikimi)

Dikim öncesi hazırlıklar: Fidanların sökümü, depolanması ve nakilleri, arazi hazırlığı(ölçü ve aplikasyon-örtü temizliği-toprak işleme)

Piketaj nedir?

Ormancılıkta piketaj, Arazide dikim yapılacak fidanların türüne göre belli aralık ve mesafelerde kazık çakılarak fidan dikim yerlerinin belirlenmesi işlemidir.

Fidan sayımı: İlk fidan sayımları, çimlenmelerin alındığı ilkbaharda yapılacak, bu sayım sonbaharda tekrarlanacak olup takip eden yıllarda başarının sağlanmasına kadar geçen süre (belirlenmiş takip süreleri) içinde sadece sonbahar fidan sayımları yapılacaktır.

  • Kızılçamın başarılı sayılmasının alt sınır %60 (bir vejetasyon dönemini tamamlamış homojen dağılışta ve sağlıklı gençliğin bulunması şartıyla) olmalıdır.
  • Karaçam, sarıçam, sedir ve meşenin başarılı sayılmasının alt sınırı %70 (4 vejetasyon dönemini tamamlamış, homojen dağılışta her sayım noktasında birden fazla ve sağlıklı gençliğin bulunması şartıyla) olmalıdır.
  • Kayın ve ladinin başarılı sayılmalarının alt sınırı %80 (6 vejetasyon dönemini geçirmiş, homojen dağılışta ve her sayım noktasında birden fazla sağlıklı gençliğin bulunması şartıyla) olmalıdır.

İnce Tohumlar Nasıl Ekilir İçine Neler Atarsın?

Huş, Kızılağaç ve Titrek kavak gibi çok küçük tohumlu türlerde tohumlar, ekimden sonra sadece bastırılır veya üzerine hafifçe elenmiş toprak serilir.

Adi Çukur Dikimi nasıl yapılır?

Önce 80x80–100x100 cm boyutunda bir alanda toprak diri ve ölü örtüden temizlenir. Bu alanın ortasına, 40-50 cm genişlikte çukur açılır. Bu aşamada humuslu üst toprakla, alttaki ham toprak çukurun yanına ayrı ayrı yığılır.  Fidan çukurun ortasında dikim derinliğinde yerleştirilir, kökler toprakla iyice beslenerek fidanın dik durması sağlanır. Çukurdan çıkan toprak alt toprak üste gelecek şekilde doldurulur ve ayakla "V" şeklinde basılarak sıkıştırılır. Son olarak teras formu verilerek dikim tamamlanır.

Çukurda kenar dikimi nasıl yapılır?

Çıplak köklü ibreli fidanların dikimlerinde kullanılır. Belirlenen dikim noktalarında, çukurun dik kenarının oluşturulacağı alan önce ayakla hafif sıkıştırılır, sonra kazma veya çapa ile kök uzunluğundan en az 5 cm daha fazla derinlikte, bir kenarı düz ve dik çukur açılır. Çukurun dik kenarı eğimli arazide yamacın alt tarafında olur. Dikim işçisi, dikim sandığından çıkardığı fidanı kök boğazı toprak seviyesinde kalacak şekilde bir avuç nemli toprakla çukurun dik kenarına tutturur. Bir eliyle fidan köklerini koruyarak diğer elindeki dikim çapası ile çukurdan çıkan nemli toprağı dik kenarın karşısından çekerek çukuru doldurduktan sonra dik kenarın karşısına geçerek ayaklarıyla “V” şeklinde sıkıştırır ve teras formu verir.

Tüplü Fidan dikimi nasıl yapılır?

Dikim kazması ile tüplü fidanın kök boğazı seviyesini 3-5 cm geçecek şekilde çukur kazılır. Çıkarılan üst toprak çukurun bir tarafına, alt toprak ise diğer tarafına konulur. Tüpün alt bölümü 2-3 cm kesilir daha sonra tüp naylonu boyuna kesilir ve naylon tüpten ayrılmadan dikim çukuruna yerleştirilir ve çukur yarısına kadar doldurulur.  Çıkarılan üst toprak alt kısma konulur ve naylon tüp çekilerek alınır. Son olarak alt toprak üst kısma konularak toprak ayakla sıkıştırılarak dikim tamamlanır. Ayakla sıkıştırmada tüp kısmına basılmamalıdır.

Suni (Yapay) Gençleştirme çalışmaları kaç aşamadan oluşur?

1- Arazi hazırlığı (Ölçü ve aplikasyon, Örtü temizliği, Toprak işlemesi)

2- Ekim/Dikim

Diri örtü temizliğinde kullanılan ekipmanlar nelerdir?

İşçi ile diri örtü temizliğinde; Motorlu testere, Tahra, Balta

Makineli diri örtü temizliğinde; Paletli traktör, Lastik tekerlekli traktöre veya Ekskavatöre bağlı- Örtü temizleme tarağı, Çekiçli çalı doğrayıcı veya Bıçaklı çalı doğrayıcı

Dikim çalışmalarında toprak işlemenin amaçları nelerdir?

  1. Toprağa kırıntılı ve gevşek bünye kazandırarak fidan köklerinin gelişmesini sağlamak,

  2. Toprağın su tutma kapasitesini arttırmak, dolayısıyla su ve besin maddelerinin fidan kökleri tarafından alınmasını kolaylaştırmak,

  3. Mikroorganizma faaliyetlerini arttırmak,

  4. Toprağın havalanmasını ve düzenli gaz değişimini sağlamaktır.

Toprak işlemede kullanılan aletler nelerdir?

Alt toprak işlemesinde kullanılan aletler; Riper (İkili riper, üçlü riper vs.), Kazayaklı riper(Kanatlı riper), Çizel – Bunlar aynı zamanda toprağı “Dikine yırtarak işleyen aletler”dir.

Üst toprak işlemesinde kullanılan aletler; Diskaro, Freze, Çapa makinası – Toprağı karıştırarak işleyen aletler


C:\Users\veyse\AppData\Local\Microsoft\Windows\INetCache\Content.Word\1Üst toprak işlemesinde kullanılanlar-Toprağı karıştırarak işleyenler.jpg

          Alt toprak işlemesi (Dikine yırtanlar)                Üst toprak işlemesi (Karıştırarak işleyenler)


Ekimle suni gençleştirme gerekçeleri nelerdir?

Ekimle suni gençleştirme; mutlak toprak derinliğinin sığ ve orta, fizyolojik derinliğin yeterli olduğu alanlar ile karstik arazilerde uygulanabilir olması, işçilik ihtiyacının düşük olması ve fidanların tabii kök gelişimlerini daha iyi sağlayabilmeleri nedenleriyle tercih edilmektedir. Ancak kurak ve yarı kurak alanlarda, yüksek sıcaklığın, kurutucu rüzgarların hakim olduğu yer ve bakılarda, fazla eğimli çıplak yamaçlarda, yabanlaşmış, ıslak ve sıkı istiflenmiş topraklarda, fizyolojik derinliğin yetersiz, yatay tabakalı, ana kayanın çatlaksız olduğu alanlarda ekimle suni gençleştirme yapılmamalıdır.




Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski